5G'ye Geçerken Doğru Partner Seçin
Türkiye'de Endüstrinin 5G Hazırlıkları
Ekim 2025 itibariyle Türkiye, mobil operatörler arasında 5G frekans bantlarının ihale edilmesiyle 5G ağlarına geçişe baş koymuş oldu. Öte yandan bu, 5G teknolojisinden fayda görmeye aday birçok kullanıcı için bilinmezlerle dolu, zaman zaman da zahmetli ve masraflı bir yol olabilir.
Bu geçişe hazırlığın en önemli adımlarından biri, kullanıcıların önlerindeki belirsizlikleri gidermesi ve bir geçiş planı oluşturmasıdır. Ülke çapında yeni bir teknolojinin adaptasyonunda bu belirsizlikleri gidermenin en kolay yolu ise tecrübeli bir partnerle hareket etmek olacaktır. Mobil iletişim teknolojilerinde deneyimli, 5G ağ ve donanımlarına aşina, herhangi bir haberleşme sistemini 5G’ye geçirirken göz önünde bulunması gereken unsurlara hakim bir partner, bu geçiş yolculuğunda birçok istenmeyen masraf, boşa harcanan zaman ve emekten kaçınmayı sağlayabilir.
GSL olarak, 2014 yılından bu yana endüstriyel IoT donanım ve çözüm sağlayıcısı Robustel’in Türkiye distribütörlüğünü üstlenmiş durumdayız. Ülkemizin 3G’den 4,5G’ye geçişinde kullanıcılara bizzat yine Robustel’in 4G çözümleriyle destek olduk. Şu ana kadar da 5G’nin gelişine hazırlanırken endüstriyel sektörde farkındalık yaratmak içi birçok faaliyette bulunmuş durumdayız. Mobil operatörlerle işbirliklerimize ek olarak WIN Eurasia’da 4 yıl üst üste düzenlenen 5G Arena’da her yıl 5G router sponsoru olarak birçok demonun 5G ağlara bağlantısını sağladık. Böylece endüstriyel 5G’nin gerçek potansiyelini göstermeye destek vermiş olduk.
Aşağıdaki röportajda, GSL Genel Müdür Yardımcımız Damla Güneş, Robustel ile söyleşisinde Türkiye’de 5G pazarı hazırlığı, Robustel ile ortaklık stratejileri, demo odaklı çalışma modeli ve 5G’nin Türkiye’deki endüstrilere getireceği somut faydalar gibi kritik konular üzerinden önümüzdeki 5G yolculuğuna ışık tutuyor.


Pazarı Hazırlama & Eğitim
Türkiye’de 5G ihalesi gerçekleşti, Nisan 2026 itibariyle ilk sinyallerin alınması beklenirken
GSL, müşterilerini ve pazarı bu yaklaşan büyük değişime hazırlamaya nasıl yardımcı oluyor?
Aslında bu geçişe hazırlanırken en büyük zorluğumuz, kullanıcılara yeni teknolojinin getirdiği gerçek değeri net olarak göstermek. Dürüst olalım, müşterilerimizin çoğu için 5G hala havada duran bir süreç, akıllarda birçok soru işareti var. İnsanlar “Gerçekten 5G’ye ihtiyacım var mı?” diye soruyor. Hele ki Türkiye gibi ekonomik koşulların zorlayıcı olduğu bir ortamda, “Bu yatırımın karşılığını alacak mıyım?” endişesi çok yüksek.
Biz de GSL olarak bu endişeleri gidermek için çok somut bir şey yapıyoruz: Türk şirketlerinin hayata geçirdiği endüstriyel 5G demolarını kullanıyoruz. Yani sadece “teknoloji budur” demek yerine, demo sahiplerinden aldığımız birebir geri bildirimlere dayanarak, 5G’nin o uygulamaya tam olarak ne kattığını gösteriyoruz.
Bu yaklaşım, kitlemizin “5G benim işimde, günlük operasyonumda ne gibi elle tutulur bir fayda yaratır?” sorusuna net cevap bulmasını sağlıyor. Kısacası, bilinmeyenleri ortadan kaldırıp 5G’yi herkesin anlayacağı, pratik bir bağlama oturtarak, müşterilerimiz için bu geçişi çok daha ulaşılabilir ve mantıklı hale getiriyoruz.
Gelişmekte Olan Bir Pazarda Düşünce Liderliği
Ağların henüz tam olarak kullanıma sunulmadığı bir pazarda 5G savunucusu olmak ne gibi zorlukları ve fırsatları beraberinde getiriyor?
Açıkçası, bu pazarda 5G’yi savunmanın en büyük zorluğu, bu teknolojinin hala biraz maliyetli görülmesi ve buna rağmen yeterince gerçek dünya uygulamasının olmaması. Geleneksel olarak temkinli olan kullanıcılarımızı ikna etmek için, sunacağımız faydanın, onların mevcut sistemlerinin değerini net bir şekilde aşması gerekiyor. Eğer bu farkı yaratamazsak, kimseyi konfor alanından çıkmaya ikna edemeyiz, değil mi?
Ama tabii ki, bu zorluklar beraberinde fırsatlar da getiriyor. Mobil operatörlerle ve bilişim sektöründeki geniş müşteri kitlemizle kurduğumuz güçlü ilişkileri kullanarak, farklı sektörler için gerçekten ilgi çekici 5G kullanım senaryoları geliştirebildik, hatta birçok demoyu 5G’ye bağladık. 5G’nin pratikte nasıl kullanılabileceğini aktif olarak gösteren nadir firmalardan biri olmak bizim için büyük bir onur. Hatta bu erken liderlik sayesindedir ki, henüz kamuya açık 5G ağlarının olmadığı bir ülkede bile şimdiden 5G router‘larla uygulamaları devreye alabiliyoruz.


Robustel ile Ortaklık
Robustel ile ortaklığınız, GSL’nin 5G eğitimi, çözüm geliştirme ve pazara katılım hedeflerini nasıl destekledi?
Robustel, en başından beri 5G farkındalığı yaratmak, güçlü çözümler sunmak ve pazarı hareketlendirmek için bizim kilit destekçimiz oldu. Bir örnek vereyim: Türkiye’nin ilk dijital fabrikalarından ve teknoloji merkezlerinden biri olan MEXT, birkaç yıl önce Türkiye’deki ilk 5G ağ kurulumlarından birini yaptı. Bu kurulum da Robustel router’lar ile desteklenmişti. O süreçte, 5G’ye doğal olarak yabancı olan mühendislerimize her aşamada inanılmaz tutarlı ve değerli bir teknik destek sağladılar. Bu gerçekten çok önemliydi.
Sadece kurulumlar da değil; Robustel, kaynak ayırarak, büyük sektör etkinliklerine sponsor olarak, demolar sergileyerek ve dünyanın dört bir yanındaki başarı hikayelerini paylaşarak 5G tanıtımına çok büyük yatırım yapıyor. Dahası, pazarda neye ihtiyaç duyulduğunu ne kadar yakından dinlediklerini, çıkardıkları her yeni 5G router modelindeki güçlü özelliklerle sürekli gösteriyorlar. Mesela, Wi-Fi 6 destekli en yeni 5G router’ları R5030, bu bağlılığın mükemmel bir kanıtı.
Demo Odaklı Strateji
Robustel 5G router kullanarak birçok demo videosu oluşturdunuz—bu neden önemli bir yatırım oldu ve gelen tepkiler nasıldı?
5G etrafında bir farkındalık ve talep yaratma aşamasına geldiğimizde, önümüzde üç yol vardı: ya sadece teorik konuşmalar yapacaktık, ya fütüristik, neredeyse bilim kurgu tadında bir 5G dünyası çizecektik ya da bu teknolojinin müşterilerimizin mevcut iş modellerine olan somut etkisini gösterecektik. Biz, en anlamlı sonuçların sonuncudan geleceğine inandık ve onu seçtik.
Ancak bu etkinin sözde kalmasını istemedik, insanlar bunu kendi gözleriyle görmeliydi. İşte tam da bu yüzden, son dört yıldır başarıyla süren WIN Eurasia’daki 5G Arena, bizim için bulunmaz bir fırsattı. Sektördeki en yenilikçi şirketler, çözümlerinin 5G ile nasıl bir üst seviyeye taşınabileceğini gösterirken, biz de Robustel 5G router çözümleri aracılığıyla, gereken 5G bağlantısının ne kadar stabil ve güvenilir olabileceğini uygulamalı olarak gösterdik. Yani bir nevi, Endüstriyel 5G’nin uygulama örneklerini sergilemiş olduk.
Bu yaklaşım sayesinde elimizde gerçek, “endüstride 5G” kullanım senaryolarından oluşan bir portföy oluştu. Bu, bize büyük bir güven veriyor. Bugün bize 5G çözümü soran herkese, bu çözümleri sahada test ettiğimizin ve kanıtladığımızın verdiği o sağlam güvenle cevap veriyoruz. Şu anda demo yaptığımız bazı şirketlerle aktif projeler geliştiriyoruz—evet, bunların bazıları hala 4G’de ama bu projelerin bir sonraki adımının 5G’ye geçiş olacağına hiç şüphemiz yok.


Yerel Sektör Görüşleri
Türkiye’de hangi endüstrilerin veya dikey sektörlerin 5G’yi benimsemeye en hazır olduğunu düşünüyorsunuz ve bugün en çok ilgi çeken kullanım senaryoları nelerdir?
Açıkçası, bizim ana odağımız endüstriyel ağ ve otomasyon sektörü olduğu için bakış açım biraz o tarafa kaymış olabilir. Ama bizim gördüğümüz kadarıyla, 5G’nin sunduğu o ultra düşük gecikme süresi, en büyük değeri kesinlikle imalat sektörüne getirecek. Zaten Türkiye’de fabrikalar için özel 5G ağ kurulumları şimdiden araştırılmaya başlandı bile.
Mantığı da çok basit: İmalatta operasyonları kesintiye uğratan kısa bir gecikme veya bant genişliği sorunu bile büyük finansal kayıplara neden olabiliyor—orada gerçekten her saniye çok değerli. Bu yüzden imalatın 5G’yi ilk benimseyenlerden biri olacağına eminim.
Üretimin hemen yanında, kalite kontrol ve artırılmış gerçeklik gibi uygulamalarda da büyük bir hareketlilik var. Mesela WIN Eurasia’da bu imkanları gösteren çok sayıda dijital ikiz demosunu hayata geçirdik. Bir de biraz tedirgin edici olsa da, 5G destekli dronların kullanımının da yakında çok sıklaştığını göreceğiz diye tahmin ediyorum.
Sağlık sektörüne gelince… Teoride hep 5G ile uzaktan cerrahi gibi harika örnekler verilse de, kritik riskler ve yasal düzenlemeler nedeniyle Türkiye’de benimsemenin daha temkinli olacağını düşünüyorum.
Geleceğe Bakış
Türkiye’de 5G ihalesi gerçekleşmişken, GSL’nin önde kalmak için atacağı sonraki adımlar nelerdir—ve uluslararası ortaklar nasıl destekleyebilir?
Şöyle düşünelim: Bilmediğimiz bir yola girdiğimizde, ilk yaptığımız şey o yoldan daha önce geçmiş birini aramak, değil mi? Güvenilir bir rehber bulduğunuzda, yolculuk çok daha sorunsuz hale gelir ve doğal olarak onun tavsiyelerine güvenirsiniz.
İşletmeler 5G’ye geçerken de aynı içgüdünün geçerli olacağına inanıyoruz. Kullanıcılar, sadece 5G’yi anlayan değil, aynı zamanda ülkesini, sektörünü ve iş yapış şeklini de bilen, güvenebileceği bir partner arayacak. Hem kelimenin tam anlamıyla hem de mecazi olarak kendi dillerini konuşan birini bulmak, onlara büyük bir güven verecek. İletişim hatası yapmaktan korkmayacaklar ve zorluk çıktığında yanlarında olacak, güvenilir bir yol arkadaşları olduğunu bilecekler.
2021’den bu yana GSL’nin 5G alanındaki çalışmaları, ekibimizi tam olarak bu rolü üstlenecek uzmanlık ve güvenilirlikle donattı. Bizim bir sonraki adımımız ise bu yeteneğimizi daha görünür kılmak. Müşterilerimize, 5G uzmanı olarak bizi neden güvenle seçmeleri gerektiğini açık kanıtlarla göstermeye devam edeceğiz.
Uluslararası partnerlerimizden beklentimiz ise, yeni çözümler geliştirirken pazarın ihtiyaçlarını çok yakından dinlemeleri ve müşteri geri bildirimlerine karşı hassas olmaları. Ve tabii ki, Nisan 2026’ya doğru ilerlerken, bizim bu mesajımızı daha geniş kitlelere ulaştırma konusundaki destekleri paha biçilmez olacaktır.


